resim4

Müziğimi her dinleyişinizde sizin için yaptığım kağıttan bir uçağı da havalandırmak istiyorum. Parça bittiğinde, onun avuçlarınıza düşmesini dilemeyi unutmadan.. 

 

Gökyüzüne yazılmış şarkılardır, kağıttan uçaklar…1

İlk doğum günü hediyemi doğduğum gün almışım: beni dünyaya indiren ebe, kendi yaptığı kağıttan bir uçağı bırakmış eve. Hiç göremediğim bu hediyeyi bana verilen en güzel hediye olarak sayar, hanımefendiyi minnetle anarım. Böyle bir hediye vermek düşüncesinin, aklına nereden geldiğini ise merak eden olmamış.

Cumhuriyetin kırkıncı yılında, büyük bir devletin ünlü devlet başkanının ülkemizi ziyaret ettiğini anımsıyor nur yüzlü büyükannem. Uçağından inmek için de tutup da doğacağım 6 Ekim’i seçmiş, o yüzdendir demişti, bu dünyadan gitmemişken daha. Radyolar tüm gün bunun haberini vermişler ve sokaklarda da tek konuşulan konu buymuş.

Çiftçilikten endüstriyel işçiliğe; kasiyerlikten kitap satıcılığına ve metin yazarlığından sigortacılığa kadar sayısız işlerde çalışırken hep o kağıttan uçağı düşündüm. En sonunda anladım ki,  benim içim önemli olan, insanı havalara sıçratabilecek işler üretebilmekmiş. Para kazanma rutinine odaklanmak, kimseyi bir yere sıçratamazmış!

Havalara sıçramak, kağıttan bir uçak uçurduğumuz sırada girdiğimiz o çocuksu ve coşku dolu ruh haline benzer: içinizdeki birtakım duygusal kuvvetler de uçağın üzerine kurulmuştur ve hep birlikte süzülüyorsunuzdur. Tıpkı, iyi bir müzik yapıtının duyumsattıkları gibi. Eğer kağıttan uçağı doğru katlayabilmiş ve iyi de uçurabiliyorsanız, defalarca fırlatır ve aynı zamanda fırlatılırsınız, Hem de bıkmadan usanmadan.

İşte, müzik benim için budur: kağıttan bir uçak fırlatmaktır. Müziğimi her dinleyişinizde sizin için yaptığım kağıttan bir uçağı da havalandırmak istiyorum. Ve parça bittiğinde, onun avuçlarınıza düşmesini dilemeyi de unutmadan.